DOĞAL GAZ VE AYNANIN ARDINDAKİ GERÇEKLER

Refahyol Hükümeti kurulmadan önce Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Çamurlu ve Dinçer adlı sahalarda yapılan sondaj çalışmaları sonucunda iki kuyuda doğal gaz bulunmuş ve bu durum yazılı ve sözlü medyada büyük yankı oluşturmuştu.
Türk kamuoyunda büyük etkiler oluşturan ama gelinen noktada sonuç itibariyle yanılgı payı çok yüksek olan bu ve benzeri ‘reflektif politikalar’ ne yazık ki politik zeminin seyrini kolayca farklı mecralara taşımaya vesile olmakla birlikte, bazen de hayal kırklığına neden olabilmektedir.

Hele hele bölgesel liderlik güdüsüyle hareket etmeye çalışan iktidarların devasa boyutlu palyatif çözüm hamleleriyle güç devşirmeye kalkışmaları alışagelen ve içsel sorunları ötelemeye yönelik bildik bir uygulamadan öteye gidememektedir.
Bu cümleden olarak, Refahyol Hükümeti’nin kurulmasından sonra Enerji Bakanı Recai Kutan büyüğümüzü ziyaret edip kendisine Nusaybin Çamurlu ve Dinçer sahalarından bahsederek buralardan Mardin ve ilçelerine doğalgaz verilmesi hususunda ricada bulunduk.
O bölgeyi avucunun içi gibi karış karış bilen Recai Kutan büyüğümüz, bizleri büyük nezaketle ağırladıktan sonra, Bakü-Ceyhan başta olmak üzere birçok doğal gaz projesinde büyük başarılara sahip olan ve bu konuda işinin ehli sayılan BOTAŞ Genel Müdürü Sayın Mustafa Murathanoğlu’nu arama nezaketi göstererek bizleri kendisine yönlendirdi.

Bizler hiç vakit kaybetmeden, BOTAŞ Genel Müdürü Sayın Murathanoğlu’nu makamında ziyaret ettik. Sayın Murathanoğlu’na konuyu açınca hafifçe gülümseyerek: “ Söz konusu doğal gaz ancak ve ancak Mardin Çimento Fabrikası’nın ihtiyacını karşılayabilecek düzeydedir. Geçmiş hükümetlerin ifade ettiği gibi büyük rezerv söz konusu değildir” deyip sorularımızı tek tek büyük bir sabırla cevapladı.
Böylece büyük umutlarla gittiğimiz Enerji Bakanlığı ve BOTAŞ’ta yaptığımız ikili görüşmeler sonucu hiçbir sonuç alamadan geri döndük.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdeli haberiyle, TPAO’nun milli ve yerli imkânlarla derin deniz aramaları sonucu Batı Karadeniz baseni Sakarya bloğundaki Tuna-1 kuyusunda 3520 metre derinlikte yaklaşık 320 milyar m3 civarında doğal gaz rezervinin mevcut olduğunu duyunca ister istemez aklımıza Nusaybin’in Çamurlu ve Dinçer kuyuları geldi.

Şu ana kadar büyük enerji darboğazı yaşamakta olan ve önemli ölçüde yurtdışından doğal gaz ithalatı sağlayan ülkemizde bu gibi kaynakların mevcudiyeti elbette ki herkes gibi bizleri de ziyadesiyle mutlu eder. Temennimiz odur ki Türkiye, milli ve yerli imkânları seferber ederek özellikle enerji alanında artık kendi kendine yeten bir ülke olmasıdır.

Ancak konunun uzmanı olan Yeniden Refah Partimizin Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sayın Doğan AYDAL Bey’in konuyla ilgili açıklayıcı ve aydınlatıcı yazısını ve ünlü bir akademisyenin ifade ettiği; ” hiç büyümeme kaybımızın 35-40 milyar dolar olduğu, iki yıldır büyümediğimizi ve 320 milyar m3 doğal gazın değerinin hesaplara göre tek yıl büyümeme kadar olduğunu” okuyunca ister istemez konunun detayını öğrenme ihtiyacı duymaya başladık.
Ezcümle, bu konuda peşin hükümlü olmak yerine, zaman içerisinde konuyla ilgili ortaya çıkacak gelişmeler ve uzman görüşlerine göre değerlendirmede bulunmak gerekir kanaatini taşıyoruz.

Doğan BEKİN
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir