LİBYA’DA SİSİ , MAKRON VE HAFTER İTTİFAKI

İsrail’in politikalarına büyük ölçüde taşeronluk görevini üstlenen Abdulfettah es Sisi, bir yandan sözde Kahire Deklarasyonu ile Libya konusunda çözüm ortaya koymaya çalışırken , diğer yandan Sirte konusundaki yaklaşımı son derece dikkat çekicidir.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un ise; Libya üzerinden korku duvarı oluşturmaya çalışarak tehditkar ve kutuplaştırıcı yaklaşımlarla meydan okuma politikalarını tercih etmesi çözüm yolundaki beklentileri akamete uğratmaya yönelik olacağı gibi , hiçbir sonuca da götürmesi mümkün değildir.
Libya’nın bütünlüğüne yönelik güçlü iradi adımlar atmak yerine, salt Halife Hafter’in kişiliğine büyük yatırım yapmanın yeğlenmesi barış yolunda yaşanmakta olan açmazı daha da mübeyyin bir hale sokacağı kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle çözüm bekleyen kaotik sorunların ortak akıl ile çözüme ulaştırılması kaçınılmazdır.
Oysa ki Libya bağlamında, Trablus merkezli meşru hükümetle uzlaşmacı ve yapıcı bir jargonla yeni bir politik anlayış formüle etmek ve tüm grup,kabile ve aşiretlere yönelik kucaklayıcı,birleştirici ve birarada var olma yolunda güçlü bir politik irade ile daha geniş perspektifli politikalar ortaya koymak , nitelik anlamda yeni bir momentum (hareket gücü) özelliğinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayacaktır.
Bu amaç doğrultusunda, bizi daha sıkı bağlarla geçmişe bağlayan manevi iklimi bozmaya yönelik Siyonist oryantasyonlu hamlelere karşı daha daha duyarlı hareket etmemek durumunda Libya’nın Halife Hafter,Abdulfettah es Sisi ve Makron vasıtasıyla tamamen Amerika ve İsrail hakimiyeti altına girmesi söz konusu olabilir.
ABD, geçmişte insan hakları ve özgürlükler düzleminde öngördüğü Pax-Americana(Amerikan Barışı) yerine, artık Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını kendisine payanda olarak belirlediği apaçık ortadadır. Bunu sağlayabilmek için de, bölgedeki maddi çıkarlarını ön planda tutan ‘Merkantil otokrasiler’ kendi hükümranlıklarını devam ettirebilmek adına Ortadoğu’daki Amerikan varlığına göz yumarak mevcut içsel sorunları karmaşıklaştırarak içinden çıkılmaz bir hale sokmaktadırlar.
Ezcümle, darbeci Sisi ve darbe özentisi içerisindeki Halife Hafter’in işbirliği içerisinde hareket etmeleri Libyanın geleceğe yönelik çıkarlarından çok, ABD ve İsrail’in çıkarlarını tahkim ve devam ettirmeye yöneliktir.
Doğan Bekin
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir