LİBYA’DA YALNIZLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILAN TÜRKİYE VE YENİ İTTİFAK GİRİŞİMLERİ

Almanya’nın Libya Büyükelçisi Oliver Owcza’nın, Al Rajma’da Halife Haftar ile bir araya gelerek Kahire Bildirgesi ve ateşkes üzerinde görüş alışverişinde bulunduktan sonra AB, Fransa, Almanya ve İtalya’yı temsilen Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drain, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, yayınladıkları ortak bildiri ile 14 maddelik Kahire Deklarasyonu’nu desteklediklerine dair ortak açıklama yapmaları Avrupa’nın Libya politikasını daha sarih olarak ortaya çıkarmış oldu.
Son günlerde Batı’dan peş peşe gelen Libya sorunuyla ilgili açıklamalar Türkiye açısından Libya’daki asıl zorluğun bundan sonra başlayacağının birer göstergesi niteliğindedir. Daha önceden Halife Haftar ile petrol anlaşmaları yapan Almanya, Fransa gibi Avrupa Birliği ülkeleri, Sirte’den başlayarak doğuya doğru uzanan 350 km uzunluğundaki düzemde yer alan Libya’nın can damarını oluşturan petrol ve doğal gaz yataklarının Haftar’a bağlı Libya Ulusal Ordusu’nun kontrolü altında kalması ve General Halife Haftar’ın oyun kurucu aktör olarak yeni süreçte yer alması için kendi çıkarları doğrultusunda politikalar geliştirecekleri artık ortadadır.
Bu arada, Türkiye ve Libya arasından imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması ve GKRK, Yunanistan ve İsrail arasında oluşturulan ve Avrupa Birliği tarafından da desteklenen EASTMED doğal gaz boru hattının bölgedeki jeopolitik durumunun geleceği daha da hassas bir noktaya gelmiş durumdadır.
Özellikle Yunanistan ve İtalya üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması amaçlanan 10 milyar metreküp doğal gazın AB’nin yaklaşık %15 doğal gazına tekabül edeceği hesaba katıldığında Türkiye’nin bundan sonraki süreçte Doğu Akdeniz ve Libya konularında çok hassas ve Türkiye’nin çıkarlarını önceleyen dengeli politikalar ortaya koyması artık kaçınılmazdır.
Daha önce Türkiye ile birlikte hareket eden İtalya’nın, ani kulvar değişikliği ile Fransa, Almanya ve AB ile birlikte hareket etmesi ve 14 maddelik Kahire Deklarasyonu’nu önemsediğini ifade etmesi Türkiye’nin çıkarlarının korunması açısından son gelişmeler ışığında daha güçlü politikalar geliştirmesini zorunlu hale getirmektedir.
Yeniden Refah Partisi olarak, Libya’daki son gelişmeler üzerine ortaya çıkan denklemlerin iyi analiz edilip yeniden hesaplanması ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızın korunması konusunda ne gibi tedbirlerin alınabileceğinin ortaya konulması artık kaçınılmazdır. Suriye örneğinden büyük dersler çıkararak Libya konusunda yalnızlaştırılmaya çalışılan Türkiye’de iktidarın bundan böyle günübirlik ve palyatif politik söylem ve eylemlerle sonuca ulaşması pek mümkün olmasa gerek.
Türkiye’nin, Suriye politikasında olduğu gibi, Libya politikasında da masa başı oyunlarla karşı karşıya olduğunu önemine binaen bir kez daha hatırlatır, Yeniden Refah Partisi olarak Türkiye’nin çıkarlarını önceleyen her türlü politik adımların arkasında yer olacağımızı açıkça kamuoyuna beyan ederiz.
Doğan Bekin
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir