istanbul manzara
Array

PİRE NECMİ’DEN ALINACAK DERSLER…

PİRE NECMİ,”Katil Necmi Tevkifhanede” kitabına göz atınca, bir anda Cingöz Recai, Amanvermez Avni, Fakabasmaz Zihni, Elegeçmez Kadri, Pire Necmi, Hafiye Yılmaz gibi saymakla bitiremeyeceğimiz şiddet ve polisiye kahramanları göz önüne gelir.
Bütün bu yayınlar, Eric Debarbieux’un, “Okulda Şiddet Küresel Tehdit” (Violence à l’école un Défi Mondial) adlı kitabında belirttiği nedenlerle örtüşür niteliktedir. Eric Debarbieux, okulda şiddeti tetikleyen unsurları irdelemiş ve bunun nasıl bir tehdide dönüştüğünü ifade etmeye çalışmıştır.
İttihat ve Terakki’den bu yana şiddeti tetikleyen yayınlar yüzünden insanların birbirine tahammül sınırları kalmadığı gibi, şiddet adeta hayatın bir parçası haline dönüşmüş vaziyettedir. Şiddetin şiddeti doğurduğu bir kaos ve keşmekeş içerisinde ve kısır bir döngü içerisinde dönüp duruyoruz. Medya ise adeta şiddetin ana kaynağı haline dönüşmüş gibi. Şiddetsiz bir haber programına rastlamak mümkün değil gibi. Keza yazılı basın organları da büyük ölçüde şiddeti tetikler yayınlarla ateşin üzerine körükle gitmeye çalışmaktadırlar. Kadına şiddet, sporda şiddet, sokakta şiddet, okulda şiddet gibi haberler yüzünden yeni yeni şiddet olaylarına adeta zemin hazırlanmaktadır.
Adalet kılıcının körleştirildiği, korku ve zulmün baş gösterdiği, şiddet dürtüsünün acımasız pençesinin ne zaman peyda olabileceğinin kestirilemediği, şiddeti doğuran dürtünün bütün hücreleri kapladığı bir toplumda, sağlıklı ve huzurlu bir hayattan medet ummak pek akıllıca olmasa gerek.
Türkiye’de şiddet topyekûn bir sorun olmaya devam etmektedir. Bunun sadece “Katil Necmi Tevkifhanede” adlı polisiye romanında olduğu gibi cezaevi yöntemleriyle çözülemeyeceği gün gibi aşikârdır. Şiddete maruz olup hayatlarını kaybeden insan sayısı belki de terörden ölenlerin sayısıyla eşdeğerdir bu ülkede.
Bu işin çözüm kaynağı olarak gösterilmeye çalışılan TBMM üyelerinin ise, birbirlerine tahammül gösterememeleri ve ortaya komaya çalıştıkları sert üsluplar yüzünden, farkında olmadan yeni yeni kutuplaşmalar yaratmakta ve insanlar arasındaki sorunların daha da derinleşmesine sebep olmaktadırlar. TBMM, bir yandan terörü çözmeye çalışırken, diğer yanda ise toplumun en büyük sorununu oluşturan şiddet olaylarının ortadan kalkması için bir an önce gerekli adımların atılması gerekir kanaatini taşıyoruz.

Doğan Bekin

“Şuşa Zaferi” İşgal Altındaki Toprakların Özgürleşmesinde Kilometre Taşı Olacak

Genel Başkan Yardımcımız Doğan Bekin, Dağlık Karabağ'ın kalbi konumundaki Şuşa şehrinin işgalden kurtarılmasıyla Ermeni işgal güçlerinin bir kopuş sürecine gireceğini ve bu zaferin işgal...

FRANSACUMHURBAŞKANI EMMANUEL MACRON KAŞ YAPAYIM DERKEN YİNE GÖZ ÇIKARDI

Macron, bir yandan Charlie Hebdo tarafından yayınlanan karikatürler konusunda İslam dünyasında yanlış anlaşıldığını ifade ederken, diğer yandan söz konusu karikatürleri mütecaviz bir tutumla ısrarla...

NECİP FAZIL KISAKÜREK VE ABDULLAH ÖCALAN

1980 öncesi Ankara Gölbaşı Sineması hınca hınç dolmuş , hepimiz Necip Fazıl Kısakürek’in , “Dünya Bir İnkılâp Bekliyor” konferansında vereceği mesajı sabırsızlıkla bekliyorduk.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

22,159BeğenenlerBeğen
2,883TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
- Advertisement -

“Şuşa Zaferi” İşgal Altındaki Toprakların Özgürleşmesinde Kilometre Taşı Olacak

Genel Başkan Yardımcımız Doğan Bekin, Dağlık Karabağ'ın kalbi konumundaki Şuşa şehrinin işgalden kurtarılmasıyla Ermeni işgal güçlerinin bir kopuş sürecine gireceğini ve bu zaferin işgal...

FRANSACUMHURBAŞKANI EMMANUEL MACRON KAŞ YAPAYIM DERKEN YİNE GÖZ ÇIKARDI

Macron, bir yandan Charlie Hebdo tarafından yayınlanan karikatürler konusunda İslam dünyasında yanlış anlaşıldığını ifade ederken, diğer yandan söz konusu karikatürleri mütecaviz bir tutumla ısrarla...

NECİP FAZIL KISAKÜREK VE ABDULLAH ÖCALAN

1980 öncesi Ankara Gölbaşı Sineması hınca hınç dolmuş , hepimiz Necip Fazıl Kısakürek’in , “Dünya Bir İnkılâp Bekliyor” konferansında vereceği mesajı sabırsızlıkla bekliyorduk.

KIBRIS’TA YENİ SÜREÇ VE BEKLENTİLER

KKTC’de yapılan ve Sayın Ersin Tatar’ın kazandığı cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi, şüphesiz ki Doğu Akdeniz’de yaşanan son konjonktürel gelişmeler ışığında KKTC’nin geleceğini derinden etkileyecek öneme haizdir.

KKTC MARAŞ BÖLGESİNİN SADECE SAHİL KISMI DEĞİL, TAMAMININ İSKÂNA AÇILMASI GEREKİR

KKTC'nin Gazimağusa şehrine bitişik Doğu Akdeniz’in ünlü turizm beldesi sayılan ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ‘Hayalet Şehir' olarak adlandırılmaya başlanan Maraş, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar uyarınca hem yerleşime hem de iskâna kapatılmıştı. 13 Ağustos 1974 tarihinde nihayete eren İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kurtarılmış olmasına rağmen ne yazık ki, hala iskâna kapatılmış durumdadır. Oysaki Maraş bölgesinin Osmanlı vakıf mülkü olduğu belgelerle sabittir.

Pin It on Pinterest